TÜRLERİN BİLİMSEL İSİMLENDİRMELERİ NASIL YAPILIR? İkili Adlandırma Sistemi

Biyolojik olarak türler genellikle iki kelime ile isimlendirilir. ‘Binomial nomenclature’ olarak bilinen bu ikili adlandırma sistemi, İsveçli biyolog Carl Linnaeus tarafından kendi yazdığı ‘Species Plantarum’ adlı kitabı ile ortaya konulmuştur. Bu sayede bitkiler ve ardından da hayvanlar yeniden ve daha sistemli bir şekilde adlandırılabildi.

İKİLİ ADLANDIRMA SİSTEMİNE NEDEN GEREK DUYULDU?

Hayvanlar ve bitkiler için 18. yüzyıldan önce tutarlı bir isimlendirme sistemi mevcut değildi. Pek çok zoolog ve botanikçi kendi tanımladıkları türlere kullanışsız, uzun ve değiştirilebilecek isimler veriyordu. Linnaeus öncesinde konulan isimler Latincenin yanı sıra bilim insanlarının ait oldukları ülke diline göre farklı kelimelerle sistemsizce kimliklendirilmekteydi. Örneğin bir gül türü farklı botanikçiler tarafından farklı adlandırılıyordu. Bu durum bir türü başka bir kişiye anlatırken sorunlar yaşanmasına sebep oluyordu. Bilim insanı olmak isteyen bir kişinin basit bir bitki veya hayvanın ismini öğrenebilmek adına bu kadar zaman kaybetmemesi ve sınıflandırmada evrensel bir sisteme geçilmesi için ilk değişimi Linnaeus yukarıda bahsedilen kitap ile yapmıştır.

BİLİM İÇİN NEDEN LATİNCE TERCİH EDİLDİ?

Bunun esas nedeni Latincenin ölü bir dil olmasıdır. Herhangi bir milletin onu resmi dil olarak kullanmayışı, zaman geçtikçe yazım ya da biçim olarak değişmeyeceğini garantiler niteliktedir. Farklı ülkelerden bilim insanlarının bu dile eşit derecede sahip çıkması bu yüzden. Latince oluşturulan ikili isimlendirmeler dünyanın her yerinde aynı ve nettir. Karıştırılması mümkün değildir.

İKİLİ ADLANDIRMA SİSTEMİNİN KURALLARI

  • Her tür, iki kelime ile tanımlanır.
  • Türün adlandırılmasında kullanılan ilk sözcük cins ismidir. İkinci kelime tanımlayıcı (belirleyici) isimdir. Bu ikinci sözcük epitet adı olarak da bilinir.
  • Cins ismi tanımlayıcı ad ile birlikte tür adını oluşturur. ( Cins adı + epitet adı = Tür adı )
  • Kullanılan dil Latince olmak zorundadır. Başka dillerdeki kelimelerin Latinceleştirilmiş versiyonları da kullanılabilir.
  • İkili adlandırma sisteminde cins isminin ilk harfi büyük, tanımlayıcı adın bütün harfleri küçük yazılır.
  • Kimi zaman alt türleri belirtmek için üçüncü bir kelime kullanılır. Bu kelime için de tanımlayıcı isim için belirtilen kurallar geçerlidir.
  • Yazılı kaynaklarda mutlaka italik ya da altı çizili olarak yazılırlar. Hem italik hem altı çizili yazmaya gerek yoktur. Eğer imkan yoksa tırnak içinde yazılmalıdır.
  • Verilen isimlerin temel düzeyde anlamlı kelimelerden oluşması tavsiye edilir fakat zorunlu değildir.
  • Geleneksel olarak, türü tanımlayan kişiler türlere kendi isimlerini vermezler. Bu pek hoş karşılanmaz. Bunun yerine onurlandırmak istedikleri bir diğer bilim insanının ismini vermeyi tercih ederler.

ÖRNEKLER:

Acheta domesticus, cırcır böceğinin Latince bilimsel ismidir. Burada Acheta kelimesi; bu canlının içinde bulunduğu cinsi ifade eder. İlk harfi büyük yazılır, domesticus ise tanımlayıcıdır ve küçük harflerle yazılır.

İKİLİ İSİMLENDİRME AKRABALIK HAKKINDA BİLGİ VERİR Mİ?

İkili isimlendirmenin ikinci kelimesi olan epitet adı, genellikle bir türün özelliğini vurgulayan bir sıfattır ve o türü tanımlamak için tek başına yeterli değildir. Birbirinden farklı türlerin epitet adı aynı olabilir ama bu durum yakın akraba olduklarını göstermez. Buna karşın cins adı aynı olan türler yakın akraba olarak kabul edilir. Örneğin Felis domesticus ( evcil kedi) ve Felis leo (aslan) türlerine bakılacak olursa cins isimlerinin aynı olduğu görülür. Bu iki tür yakın akraba olarak kabul edilir. Passer domesticus (bayağı serçe) ve Acheta domesticus (cırcır böceği) türlerine bakıldığında ise epitet adlarının aynı olduğu görülür fakat bu yakın akraba oldukları anlamına gelmez.

PROBLEMLER

Türler için iki terimli isimlendirmenin sağladığı avantajların yanı sıra bazı problemleri de beraberinde getirdiği olabiliyor. Yapılan bir revizyon sonucu bir türün bir cinsten diğerine taşınması gerekebilir. Taşınacak olan türün epitet adının, taşınacağı yeni cinste zaten daha önce kullanılması durumunda, taşınacak olan türün epitet adının değiştirilmesi gerekir. Çünkü iki farklı türün aynı cins ismi ve aynı epitet adına sahip olması karışıklık yaratır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: