ÖLÜMCÜL AVCI: TROPİK KONİ SALYANGOZU

BU SALYANGOZU ÖLÜMCÜL BİR AVCI HALİNE GETİREN NEDİR?

Resimdeki tropik koni salyangozu (Conus geographus) sahip olduğu şekil ve desenden dolayı oldukça güzel ve dikkat çekici bir hayvandır. Ancak bir o kadar da tehlikelidir. Bu deniz salyangozu aslında etobur bir canlıdır. Balıkları önce avlar ardından öldürür ve sonra yer. Burada üzerinde duracağımız kısım avlama yöntemidir.

Koni salyangozu denizde serbestçe yüzmekte olan avını birkaç saniye içinde felce uğratabilmektedir. Bunu ağzında bulunan zıpkın şeklindeki içi boş bir parçayla zehir enjekte etme yoluyla yapar. Bu zehir oldukça öldürücüdür. Hatta o kadar ki bazı dalgıçların tek bir sokma yüzünden öldüğü bilinmektedir. Zehir çok hızlı etki etmektedir.

KONİ SALYANGOZU ZEHRİNİ BU DENLİ HIZLI ETKİLEYEN VE ÖLDÜRÜCÜ KILAN NEDİR?

Bu sorunun yanıtını, Baldomero Olivera ile yapılan söyleşide bulmak mümkündür.

Baldomero Olivera (ortada), Jane Reece ve Steve Wasserman (sağda) ile birlikte

Söyleşide de belirtildiği gibi vücutta bilgiyi aktaran nöronları( sinir hücreleri) etkisiz hale getiren bir moleküler karışım bu sorunun yanıtı olarak verilebilir. Koni salyangozundaki zehir solunumun sinirsel kontrolünü ve hatta hareketin sinirsel kontrolünü de çok kısa bir zaman diliminde bozabilmektedir. Bu sebepten salyangozun saldırısına maruz kalan herhangi bir hayvan kaçamaz veya kendini koruyamaz. Nöronlar iletimde hem elektriksel akımı hem de kısa mesafelerde işlev gören kimyasal sinyalleri kullanırlar. Koni salyangozlarının bu kadar etkili olabilmesinin sebebi ise, zehrinin bu iki iletişimi de bozabilmesidir.

KONİ SALYANGOZLARI NEDEN KONİ ŞEKLİNDEDİR?

Koni salyangozunu avlayan başka hayvanlar da mevcuttur. Buradan yola çıkılarak neden koni şeklinde oldukları açıklanabilir. Yengeçler bu avcıların başında gelmektedir. Yengeçler, salyangozun kabuğunu sıkıştırarak kırmayı deneyecektir. Ancak bahsettiğimiz salyangoz koni şeklinde olduğu için biraz zor olacaktır. Yengeçlerin kıskaçları kayacağından kırmak zorlaşmaktadır. Yani bu canlıların sahip olduğu koni şekli koruyucu bir adaptasyondur. Fakat koninin incelen uç kısmı, avı içeri alabilmek için oldukça dardır. Bu sebeple balık avlayanlar genellikle silindirik yapıdadır.

KONİ SALYANGOZLARI NEDEN ZEHİR ÜRETİYOR?

Şimdilerde bilinen verilere göre 500-700 tür koni salyangozunun 100 kadar türü balık avlamaktadır. Yaklaşık 100 kadar diğer tür de yumuşakçaları avlamaktadır. Geri kalanları ise deniz solucanlarını avlamaktadır.

Bir koni salyangozu avlanma esnasında önce balığın kokusunu alır. Bunu özelleşmiş kimyasal algılayıcıları sayesinde yapar. Büyük akvaryumlarda bulunan ve balık avlayan koni salyangozları araştırıldığında, akvaryum içerisine yeni bir balık atıldığı anda tepki verdiği saptanmıştır. Balığın yerini hemen belirleyebilirler. Sifonlarını ileri geri oynatması bunun için yeterlidir. Sifon, balığa değer. Tam da o anda avcımız zıpkına benzer yapıda bir diş fırlatır ağız kısmından. Bu zıpkın balığa saplanır. Zıpkının içerisinde bulunan zehir balığa akar. Zıpkın bir şırınga gibidir ve üzeri tırtıklı bir yapıya sahiptir. Zehir balığı saniyeler içerisinde hareketsiz hale getirir. Sonunda salyangoz avını yer.

KONİ SALYANGOZUNUN ZEHRİ ARAŞTIRILIRKEN NEYİ ÖĞRENMEK AMAÇLANMIŞTIR?

Zehirlerin yararlı olabileceği biliniyor. Buna örnek olarak krait yılanı (kobra benzeri bir yılan) ve balon balığı verilebilir. Bu canlıların zehri, sinir sisteminde yer alan iyon kanallarını çalışmada kullanılmıştır. İyon kanalları, sinir hücrelerinin (nöron) üzerinde yer alır. İşlevi ise hücreye giriş çıkışını sağlamaktır. Bir nörondan diğer bir nörona elektrik uyarılarını başlatan ve kontrol eden, bahsettiğimiz bu iyon hareketidir. Zehirler tam da bu noktada devreye girer. Avın sinirsel iletimini bütünüyle durdurur ve bunu iyon hareketini engelleyerek yapar. Bu sebepten de ölümcüldürler.

Zehirdeki toksinler incelendiğinde çok özgül oldukları ortaya çıkmaktadır. Toksinlerin hedef alanı farklı olabiliyor. Örneğin krait yılanının toksini, nikotinik algılayıcı olarak bilinen bir sodyum kanalını etkilerken; bir balon balığının toksini, başka bir sodyum iyonu kanalını hedefler. Bu toksinlerin laboratuvarda araştırılmasında asıl öğrenilmek istenen şudur: belirli tipteki bir iyon kanalının işlevini durdurmak üzere sinir sisteminin normalinde nasıl çalıştığını anlayabilmek.

KONİ SALYANGOZUNUN TOKSİNLERİ ÜZERİNE NASIL ÇALIŞILIR?

Koni salyangozlarıyla çalışan bilim insanları, bu canlılar tarafında sokulmak istemedikleri için salyangozları hareketsizleştirmenin bir yolunu bulmuştur. Salyangozu bunun üzerine koymak bunun için iyi bir yöntemdir. Ardından zehir kanalı kesilir ve ortaya çıkarılır. Basınç uygulanarak zehir, kanaldan sağılır. Bundan sonraki aşama zehrin etkinliğini ölçmektir. Tıp literatüründe de belirtildiği üzere, sokularak ölen insanların, diyaframları felç olduğu için öldükleri bilinmektedir. Bu felç konusu fareler üzerinde test edilmiştir. Conus geographus türünün toksini, birden fazla fareye değişik oranlarda enjekte edilmiştir. Ardından çok kısa bir süre içerisinde tel bir kafes üzerine ters olarak yerleştirildiler.

Farelerin bu pozisyonda normal şartlar altında uzunca bir süre asılı kalabileceği ancak felç olma halinde düşeceği bilindiğinden dolayı böyle bir yol izlenmiştir. Burada araştırmacıların yapması gereken fare düşünceye kadar geçen zamanı belirlemektir. Düşme zamanı, toksin maddenin miktarına bağlı olarak değişmektedir.

KONİ SALYANGOZU ÇALIŞMALARINDA BÜYÜK BULUŞ NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Bir aşamaya kadar bütün enjeksiyonlar farelerin vücut boşluğuna yapılmaktaydı. Ardından farelerin doğrudan merkezi sinir sistemine yapılmaya başlandı. Önceleri bu uygulamanın fareleri öldüreceği düşüncesi hakimdi. Ancak merkezi sinir sistemine bileşenler enjekte edilmeye başlanınca sonuçlar dikkat çekici olmuştur. Bazı bileşenler farelerin kaşınmasına sebep olmuştur. Bazı bileşenler farenin kendi etrafında daire çizmelerine neden olurken bazıları da arka ayakları üzerine kalkarak ön ayaklarını kullanarak boks hareketleri yapmalarına sebep olmuştur. Asıl ilginci de bir bileşenin, henüz ergenliğe ulaşmayan küçük farelerin uyku konumuna geçmesini sağlamasıdır. Araştırmacılar bu etkiyi gösteren peptidi saflaştırıp ”uykucu peptid” adı vermiştir.

SALYANGOZLARLA OLAN ÇALIŞMALAR TIBBİ AÇIDAN NASIL ÖNEMLİ BİR BULUŞA YOL AÇTI?

Conus magus (sihirbazın konisi anlamına gelen bir başka salyangoz) ile çalışmalar yapılmaya başlanınca çarpıcı buluşlar meydana gelmiştir. Farelerde titremeye neden olan bir peptit bulundu. Ardından bu ”titretici peptid” saflaştırılmıştır. Saflaştırma olayından sonra da bu peptidin belirli bir kalsiyum kanalını tıkadığı öğrenilmiştir. Titretici peptid günümüzde onaylanmış bir ilaçtır. Bir hastanın fazla ağrısı olması durumunda sinirlerin bağlantı bölgesine bu peptidler enjekte edilir ve bu sayede acı duyma engellenir. Engelleme olayı sinire, kimyasal olan uyarının ulaşamaması sonucunda sağlanabiliyor.

Günümüzde doktorlar ağrıyı kesmek için bu yolu tercih etmektedir çünkü özellikle morfinin kullanımı alışkanlık yapabilmektedir. Bir pompa cerrahi bir yöntemle yerleştirilir ve bu sayede peptid, omuriliğin ilgili kısmına pompalanır.

KONİ SALYANGOZU ÇALIŞMALARI BAŞKA BULUŞLARA YOL AÇABİLİR Mİ?

Koni salyangozlarının yaklaşık 500-700 kadar türü mevcuttur. Her bir zehrin onlarca hatta yüzlerce alt bileşeni olduğu göz önünde bulundurulursa çok geniş ve yeni bir dünyanın kapılarını aralayabileceğini düşünmek yanlış olmayacaktır.

Koni salyangozu Avustralya bölgesinde yaşar. Buna ek olarak Endonezya ve Asya Pasifiği’nde yaşadığı da bilinmektedir. Gündüz saatlerinde suyun içerisinde kumda saklanırlar. Suda avlanmak için gece vakitlerinde dolaşırlar. İğne barındıran kancaları mevcuttur ve bu kancaların 200 farklı zehir bulundurduğu saptanmıştır. Boyu ortalama olarak bir insan eli büyüklüğünde olan bu canlılara ”mermer yüzeyli salyangoz” da denilmektedir. 5-15 dakikalık bir süre içerisinde zehirlerinin bir insanı öldürebildiği belirtilmiştir. 600’den fazla türü olan bu canlılar etoburdur. Çoğu zaman balık avlarlar. Yapılan türlü araştırmaların ardından yumuşakçaların arasında zehri en güçlü olanların koni salyangozları olduğu anlaşılmıştır. Sahip oldukları zehri suyun içine rastgele bırakmazlar. Ürettikleri birbirinden farklı zehirleri sırasıyla kullandıkları bilinmektedir.

Reklamlar

Sohbete katılın

2 yorum

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: